Meme Kanseri Nedir? Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Son Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2026

Güncel verilere göre Türkiye'de her 18 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşımaktadır. Her yıl yaklaşık 27 bin kadına yeni teşhis konulan bu hastalıkla mücadelede erken tanı hayati önem taşır.

Meme kanseri, günümüzde kadınlarda en sık karşılaştığımız kanser türü ancak erken teşhis hayat kurtarıcı özellik taşıyor. Gelişen tarama ve güncel tedavi yöntemleri ile bu hastalık için önlem almak, ilerlemeden tespit ve müdahale etmek mümkün. Tüm bunlar akla “meme kanseri hakkında ne kadar farkındalığımız var?” sorusunu getiriyor.  

Bu yüzden gelin 8 basamakta meme kanserine beraber göz atalım;

İçindekiler

Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüzce çoğalması sonucu oluşan, dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Erken evrede teşhis edildiğinde tedavi başarısı %90'ın üzerine çıkan bu hastalık, düzenli taramalar ve kendi kendine muayene ile kontrol altına alınabilir.
Farkındalık basamağının büyük kısmını risk faktörlerini bilmek oluşturuyor. Nadiren erkeklerde de görülebilen bu kanser türünün aslında en önemli risk faktörü: “kadın olmak”. Buna ek olarak yaşla beraber risk de artıyor. Meme kanseri teşhisi konulan kişilerin %70’inin 50 yaş üstünde olduğunu biliyoruz. Ayrıca ailede (özellikle anne, kız kardeş gibi 1.derece akrabalarda) meme kanseri öyküsü olması, erken yaşta adet görmek, geç menapoza girmek gibi değiştirilemez risk faktörleri de mevcut.  Özellikle bu risk gruplarındaki kişilerde “sağlık bilinci” oluşturulması ve dolayısıyla kişilerin erken taramalara katılımının sağlanması önem teşkil ediyor.
 
Meme dokusunda kitle, asimetri veya meme başı akıntısı gibi olağandışı bir durum fark ettiğinizde vakit kaybetmeden uzman görüşü almalısınız. Allianz'ım mobil uygulaması üzerinden Dr. Allianz 7/24 tıbbi danışmanlık hizmetimize ulaşarak uzman doktorlarımızla görüntülü veya sesli görüşebilir, şikayetleriniz hakkında ön bilgi alarak doğru sağlık kuruluşuna yönlendirilebilirsiniz.
Meme Kanseri Farkındalığı
Elbette cinsiyet ve yaş gibi bazı faktörleri değiştirmek elimizde değil ancak değiştirilebilir risk faktörleri de mevcut. Sigara kullanımı, obezite, fazla alkol tüketimi bunlardan sadece birkaçı. Egzersiz yapmak, sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek, kilo vermek gibi yöntemlerle meme kanserine yakalanma riskimizi azaltabiliriz. Ayrıca, bazı çalışmalarda 1,5-2 yıl emzirmenin anneleri meme kanserinden koruduğu da gösterilmiştir.  
Her ay düzenli olarak yapılan bir öz muayene ile meme kontrolü yapmak erken teşhiste büyük bir rol oynayabilir. Kendi kendine muayene; risk faktörlerinden bağımsız olarak 20 yaş üstü her kadına öneriliyor. 
Dokto Kontrolü
Kendi vücudumuzu çok iyi tanısak dahi maalesef gözümüzden (ve bu durumda elimizden) kaçan kitleler olabilecektir. Bu yüzden uzman bir doktorun yıllık olarak yapılacak muayenesi tartışmasız olarak çok mühim. Ülkemizde, özellikle 40 yaş üstü kadınların her yıl doktor tarafından muayene edilmesi ve doktor yönlendirmesi ile en az 2 yılda 1 kez mamografi çektirmesi sağlık bakanlığı tarafından öneriliyor.
Erken evre meme kanseri maalesef çoğunlukla herhangi bir belirti göstermiyor. Bu nedenle, hekim yönlendirmesi ile yapılacak ileri tetkikler meme kanserinin erken aşamalarda teşhis edilmesine yardımcı oluyor. Meme kanseri belirti gösterdiğinde ise genellikle memede ele gelen kitle, dolgunluk hissi, meme boyut veya şeklinde değişiklik, meme cildi veya meme ucunda çekinti, meme ucundan akıntı gelmesi ya da koltuk altında bir şişlik ile kendini gösterebiliyor. Bu belirtiler her zaman meme kanseri anlamına gelmemekle birlikte, belirtilerden herhangi birinin olması durumunda mutlaka uzman doktora danışılmalı.
Mamografi
Tarama yöntemlerinin haricinde meme kanseri teşhisi konulmasında; mamografi, ultrasonografi, MR, BT ve PET gibi görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır. Risk gruplarına ve teşhise uygun olarak hangi yöntemin kullanılacağı uzman doktor tarafından belirlenir. Bu yöntemler aracılığı ile saptanan bir kitleden biyopsi yapılması sonrası teşhis kesinleştirilir.

Tedavi planlaması; meme kanserinin memedeki veya koltuk altındaki yerleşimi, hasta yaşı, hastanın ek sağlık problemleri gibi farklı faktörler göz önünde bulundurularak kişiye özel olarak yapılmaktadır. Meme kanserinde; kitlenin çıkarılarak memenin kalanının korunduğu “meme koruyucu cerrahi”, memenin tamamının alınması, koltuk altındaki lenf bezlerinin çıkarılması gibi cerrahi yöntemler mevcuttur. Bunların yanı sıra, ışın tedavisi (radyoterapi) ve kemoterapi seçenekleri de uygulanabilir.

Tüm bunlar haricinde de meme kanseri hakkında bilgi veya önlem almak, erken teşhis ve tedavi işlemlerinde güvenli bir sağlık hizmeti alabilmek için özel sağlık sigortası seçeneklerine göz atabilirsiniz. Allianz’ın özel fırsatlarından yararlanarak kendinizi ve sevdiklerinizi güvence altına alabilirsiniz.

Allianz olarak erken teşhisin gücüne inanıyoruz. Allianz Modüler Sağlık Sigortası sahiplerine, 40 yaş ve üzerinde anlaşmalı kurumlarda yılda 1 kez ücretsiz mamografi teminatı sunarak sağlığınızı daha yakından takip ediyoruz.

0. evre meme kanseri, kanser hücrelerinin başladığı kanal veya lobül sınırları içinde kaldığı, çevre dokulara henüz yayılmadığı evredir. Tıp literatüründe "in situ karsinom" olarak da adlandırılır. Süt kanallarından kaynaklanıyorsa duktal karsinoma in situ (DCIS), lobüllerden kaynaklanıyorsa lobüler karsinoma in situ (LCIS) adını alır.

1. evre meme kanseri, tümörün yalnızca meme dokusunda sınırlı kaldığı ve vücudun diğer bölgelerine yayılmadığı erken dönem olarak tanımlanır. Tümör boyutu genellikle 2 cm'den küçük olup koltuk altı lenf bezlerinde tutulum ya yoktur ya da çok sınırlıdır.

Tümörün büyüklüğüne ve koltuk altı lenf bezlerinin durumuna göre 2a ve 2b olmak üzere iki alt gruba ayrılan 2. evre, erken evre sınıflandırması içinde yer almaya devam eder. 2a'da tümör 2 cm'den küçük olup 3'ten az lenf bezi tutulumu bulunabilir ya da tümör 2-5 cm arasında olup lenf bezlerine yayılım henüz gerçekleşmemiştir.

3. evre, lokal ileri evre meme kanseri olarak değerlendirilir. Tümör büyümüş ya da koltuk altı ve göğüs duvarındaki lenf bezlerine yayılım gerçekleşmiştir. Ancak kemik, karaciğer veya akciğer gibi uzak organlara henüz sıçrama söz konusu değildir.

4. evre meme kanseri, kanser hücrelerinin memenin ötesine geçerek kemik, karaciğer, akciğer veya beyin gibi uzak organlara yayıldığı, metastatik evre olarak bilinir. Tümörün meme içindeki boyutundan bağımsız olarak, uzak organ tutulumunun varlığı bu evreyi belirleyen temel ölçüttür.

BI-RADS (Breast Imaging Reporting and Data System), mamografi, ultrasonografi ve meme manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinde elde edilen bulguların standart bir şekilde değerlendirilmesini ve raporlanmasını sağlayan bir sınıflandırma sistemidir. BI-RADS kategorileri 0'dan 6'ya kadar sıralanır:

  • BI-RADS 0: Değerlendirme tamamlanmamıştır; ek görüntüleme veya önceki tetkiklerle karşılaştırma gerekebilir.
  • BI-RADS 1: Negatif; şüpheli veya anormal bir bulgu saptanmamıştır.
  • BI-RADS 2: İyi huylu (benign) bulgular mevcuttur.
  • BI-RADS 3: Büyük olasılıkla iyi huyludur; genellikle kısa aralıklı görüntüleme takibi önerilir.
  • BI-RADS 4: Şüpheli bulgular mevcuttur; doku örneklemesi/biyopsi önerilebilir.
  • BI-RADS 5: Kötü huylu olma olasılığı oldukça yüksektir; doku tanısı önerilir.
  • BI-RADS 6: Biyopsi ile kötü huylu olduğu doğrulanmış bir bulguyu ifade eder.

Meme kanserinin en sık görülen ilk belirtisi, memede ele gelen sert ve düzensiz kenarlı bir kitledir. Meme başında içe çekilme, tek taraflı meme cildinde portakal kabuğunu andıran görünüm değişikliği ya da meme başından gelen kanlı akıntı da şüpheli bir bulgu olarak değerlendirilir. Koltuk altında şişlik veya sertlik hissi de göz ardı edilmemesi gereken erken belirtiler arasında.

Meme kanseri gelişiminde genetik yatkınlık, hormonal faktörler ve yaşam tarzı gibi birden fazla etken bir arada rol oynar.

Meme kanseri en sık süt kanallarında (duktuslar) başlar, söz konusu tür tüm meme kanseri vakalarının büyük çoğunluğunu oluşturur.

El muayenesi, doktor muayenesi ve görüntüleme yöntemleri ile anlaşılabilir. Mamografi, ultrasonografi ve gerektiğinde MR gibi tetkiklerle de meme kanseri tanı aşamasında kitlenin yapısı, boyutu ve çevre dokulardaki yayılımı hakkında ayrıntılı bilgi elde edilebilir.

Erken evre meme kanserinde ağrı genellikle görülmez. Ağrı, hastalığın ilerleyen evrelerinde veya tümörün çevre dokulara yayılması sonucunda ortaya çıkabilir. Şüpheli bir belirti fark ettiğinizde, ağrı olup olmadığından bağımsız olarak bir uzmana başvurmalısınız.