Türkiye’de en büyük risk makroekonomik gelişmeler
Allianz Risk Barometresi’nde, Türkiye’de iş dünyasının risk sıralamasının geçen yılkine göre epey farklılık gösterdiği dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl 2. sırada yer alan makroekonomik gelişmeler, bu yıl yüzde 50 oyla en büyük risk faktörü olurken, geçtiğimiz yıl 7. sırada yer alan siber olaylar bu yıl ilk kez yüzde 46 oy ile 2. sıraya yerleşiyor. Siyasi riskler ve şiddet 3. sırada yer alırken, geçtiğimiz yıl en büyük risk olarak zirveye yerleşen doğal afetler ise bu yıl 4. sıraya geriledi.
Türkiye’de bu yıl dört yeni risk faktörü listeye dahil oldu. Global çapta en büyük 2. risk olan yapay zekâ Türkiye’de de listeye ilk kez girerek yüzde 15 oyla 7. sırada yer aldı. Yetenek ve işgücü sorunları, itibar veya marka değerinin kaybı ve pazar gelişmeleri de bu yıl listedeki yeni risk faktörleri olarak öne çıktı.
“Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe risk yönetiminin önemi anlaşılıyor”
Allianz Risk Barometresi 2026’yı değerlendiren Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, küresel çapta 5 yıldır en büyük risk olarak görülen yapay zekânın ilk kez Türkiye’de de ilk 10 risk arasında yerini aldığına işaret ederek, “Ülkemizde de her sektör ve ölçekten şirketler yapay zekâyı sadece bir stratejik fırsat olarak değil, aynı zamanda karmaşık bir operasyonel, yasal ve itibar riski kaynağı olarak da görmeye başladı. 2026'da şirketler bir yandan yapay zekâyı sistemlerine entegre etmeye çalışırken, diğer yandan giderek artan oranda sistem güvenilirliği ve veri kalitesi sorunları, entegrasyon zorlukları ve nitelikli yetenek eksikliği ile karşı karşıya kalmak durumunda kalacak. Bu yıl ilk kez yetenek ve işgücü sorunlarının Türkiye’de yeni bir risk faktörü olarak ilk 10’a girmesi, dijital beceri açığının kritik rolüne dair dünyada olduğu gibi ülkemizde de farkındalığın arttığını gösteriyor” dedi.
Türkiye’de geçtiğimiz yıl 8. sırada yer alan iklim değişikliğinin bu yıl 5. sıraya yükselmesinin de toplumda risk farkındalığının arttığına dair önemli bir gösterge olduğunu söyleyen Gürkan, “Ülkemizde de dünyada olduğu gibi doğal afetler, geçtiğimiz yıla göre birkaç sıra geriye düşse de ilk 10 risk arasında yerini koruyor. Bununla birlikte, doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı kayıplar, art arda altıncı yıldır 100 milyar dolara ulaştı. Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe, entegre dayanıklılık stratejileri geliştirmenin ve risk yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Şirketlerin artık riskleri yönetmek için ileriye dönük yaklaşımlara sahip olmaları gerekiyor. Yapay zekâ da bir fırsata dönüştürülerek değişen risk ortamına uyum sağlamada önemli bir enstrüman olarak kurumlara yardımcı olabilir” dedi.
Allianz Risk Barometresi’ne linkten ulaşabilirsiniz:
DÜNYADA İLK 10 RİSK SIRALAMASI:
1) Siber olaylar %42
2) Yapay zekâ %32
3) İş kesintisi %29
4) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %26
5) Doğal afetler %21
6) İklim değişikliği %19
7) Siyasi riskler ve şiddet %15
8) Makroekonomik gelişmeler %14
9) Yangın ve patlama %13
10) Pazar gelişmeleri %1
TÜRKİYE’DE İLK 10 RİSK SIRALAMASI:
1) Makroekonomik gelişmeler %50
2) Siber olaylar %46
3) Siyasi riskler ve şiddet %35
4) Doğal afetler %27
5) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %19
6) İklim değişikliği %19
7) Yapay zekâ %15
8) Yetenek ve işgücü sorunları %15
9) İtibar veya marka değerinin kaybı %8
10) Pazar gelişmeleri %8
Editöre Not: Oranlar, bir ülkede tüm yanıtların yüzdesi olarak bir riskin ne sıklıkla seçildiğini gösterir. Katılımcılar en fazla üç risk seçebildiğinden, rakamların toplamı yüzde 100 olmamaktadır.